kalkan
iletisim logo
nasuh logo
pegasus logo
feriha logo
ömer logo
hakkimizda
kamp
sporcu
haberler
foto
video
Bir Bayram Rüyası

Bir Bayram Rüyası

Özlem Güsar

Yaşları oldukça genç olduğu için (aslında bence pek genç değiller 40 yaşlarındalar ama kendileri hala genç olduklarını iddia ediyorlar) annem babamdan pek eski bayram hikayesi dinlemedim ama anneannem ve dedem ben küçükken hep bana eski bayramları anlatırlardı. Onlar anlatmaya ben dinlemeye doyamadım yıllarca. Sokaklara kurulan atlıkarıncalar, el öpme sonrasında verilen bayram harçlıklar, ceplere doldurulan bayram şekerleri ve daha neler neler.

İki gün sonra bayram ve biz gene bavul toplama telaşı içindeyiz tatil için. Benim için bayramlar tatil ve seyahat demek, annemle babam çok çalıştığı için bizim ailemizde bayramlar tatile çıkmak demek. Büyüklerimizi de gitmeden önce ziyaret edip sonra telefonla bayramlarını kutlamak geleneğimiz. Bu tatillerden şikayetçi miyim? Her çocuk gibi tek bir cevabım var. Asla ! Doğruyu söylemek gerekiyorsa herkese anlatacağım bir rüya bayram yaşamak istiyorum. Tüm bunları düşünürken annemin bavulunu kapa ve yat artık yarın erken kalkmak lazım uyarısı ile kendime geliyorum, tatille çıkmanın en sevmediğim yanı bu erken yatmak, neyse tatil o kadar güzel ki buna da katlanmak gerek. Yatağıma yatmamla uyumam bir oluyor heyecan içinde.

Havalimanı kapısından girerken okul arkadaşlarımı görüyorum, sevinçle onlara el sallarken başka arkadaşlarımı, nasıl yani biz okulla birlikte mi seyahate çıkıyoruz bu bayram, etrafta hiç öğretmen gözükmüyor ama. Dönüp arabadan inen babama bakıyorum bir an, bavulların yanı sıra kayaklar da indiriyor bagajdan. Bu iş iyice içinden çıkılmaz hale geldi, biz sıcak bir tatil bölgesine gidiyorduk hatta annem en az 3 kere hatırlattı mayomu unutmamam için, bu kayaklarda neyin nesi. Rüya görüyor olmalıyım, biraz sonra uyanacağım. Pasaport kuyruğunda benimle aynı tshirt’ü giymiş yaklaşık 80-100 tanıdık var etrafımda, arkadaşlarım, onların aileleri. Sözümona hep birlikte tatil için kayağa Avusturya’ya gidiyormuşuz, anneme bakıyorum omuzlarını silkiyor ben de anlayamadım dercesine.

Uçağa hep birlikte biniyoruz, herkes tanıdık olduğu içi eğlenceli bir yolculuktan sonra iniyoruz hem de Münih’e. Yok canım bu rüya olsa bu kadar uzun sürmezdi deyip kendimi çimdikliyorum ama hala emin değilim.

Bir otobüs ve 3-4 minibüs bizi bekliyor havalimanında yola çıkmak için. Minibüslerden birini babam kullanıyor, çok eğleniyor ve bizi de eğlendiriyor. Arada arkadan para vermeyenler var diye indireceğim onları yarı yolda diye bağırıyor. Yol boyunca ilerledikçe yemyeşil yollar yavaş yavaş bembeyaz karla kaplanmaya başlıyor, İstanbul’un kar görmeyen çocukları olarak seviniyoruz. O kadar kalabalığız ki bir otele sığmıyoruz birkaç otele bölüştürüyorlar bizi ama tüm oteller birbirine yürüme mesafesinde. Akşam yemeğinden sonra bir toplantı yapılıyor, meğerse biz bir kayak kampına gelmişiz, anladığım kadarıyla sadece Avusturya’nın değil dünyanın en iyi yarışçı yetiştiren kayak kamplarından biriymiş Austria Racing Camps. Beni en çok şaşırtan ise benim haricimde herkesin buraya geleceğimizi biliyor olması. Yarın sabah itibariyle başlayacak kampın kuralları sıkı hem de okul kurallarından bile daha sıkı.

Sabah kalkıp kahvaltıdan hemen sonra tamamen giyinmiş olarak kayaklarımızla birlikte sabah sekizde otelin kapısının önünde oluyoruz. Yaklaşık 20 dakikalık bir araba yolculuğundan sonra kayacağımız yer olan Kuhtai’ye varıyoruz. Zaten önceden belirlenmiş kayak hocalarımız var, yaşımıza ve kayak tecrübemize göre 4-5 kişilik minik gruplar oluşturuyoruz ve hocamızın peşinden telesiyejlere biniyoruz. Hocamız bize kendini tanıtırken yaşadığımın bir rüya olduğuna kesinkes emin oluyorum. Robert Zoller Avusturya milli takımına en genç kabul edilmiş bir kayakçı olarak 8 yıl FIS yarışlarına katılmış 1984 yılında Amerika’da FIS World Cup’ta Slalom dalında altın madalyası olan biri ve daha da inanılmazı önümüzdeki bir hafta boyunca benim hocam olacak. Bir dünya şampiyonu ile birlikte kayıyorum, kimse inanmayacak, Allah’tan okul arkadaşlarım yanımda benim söylediklerimi doğrularlar. Tüm sabah boyunca ısınma inişleri yaptıktan sonra öğle yemeği için ara verdiğimizde, Robert’i arkadaşlarıma anlatıyorum, nedense beklediğim gibi şaşırmıyor kimse. Hep bir ağızdan herkes kendi koçunu anlatıyor, Bulgaristan şampiyonları, Slovak milli takımından hocalar, halen FIS yarışlarında master kategorisinde yarışan Avusturyalı hocalar, hatta aralarında Arjantin’den bile gelen koçlar var. Annem sizin hocalar kayak konusunda Birleşmiş Milletleri aratmıyor diyor gülerek.

Kesinlike eminim artık bu bir rüya yoksa nerede görülmüş kar üstünde bu kadar komik giyinen bir sürü insan. Yarış tulumlarının üzerine bikini giymiş kızlar, elindeki asasını sallayan sarışın bir şeytan, Dallas’tan gelmiş pembe kovboy şapkalı bir başka kayakçı, poposundaki beyaz minik ponponu ile sevimli tavşan kız, hamamdan yeni çıkmış gibi bornozla karın üzerinde akrobatik hareketler yapanlar.

Kıyafet Balosu Kıyafet Balosu Kıyafet Balosu Kıyafet Balosu
Kıyafet Balosu Kıyafet Balosu Kıyafet Balosu Kıyafet Balosu

 


facebook paylaş twitter paylaş Bu haber 10474 kez okundu.
sponsor logo