kalkan
iletisim logo
nasuh logo
pegasus logo
feriha logo
ömer logo
hakkimizda
kamp
sporcu
haberler
foto
video
Bir İstanbul Masalı

Bir İstanbul Masalı

Mehmet Evcim

İyice eskilerden bir başlangıç ... önce herşey toz bulutundan ibaretti.

Sonra, Mart 2004. Yusuf Gürel’le Kartalkaya’da teleskiden çıkarken çocukların kayağı hakkında sohbet ediyoruz. Türkiye’de kayakla ilgili birçok değişikliğin henüz yaşanmamış olduğu o tarihlerde, biz iki eski arkadaş kayak yapıyor, çocuklarımız ve kayak hakkında sohbet ediyorduk. Bir yandan küçük oğlumun yeni denemeye başladığı ve Ömer Gürel’in kayağa başlarken kullandığı çeşitli çocuk kayağı aparatının faydalarından bahsederken, bir yandan ileriye dönük imkanlardan bahsediyorduk.  “Evet, haklısın, bizimkilerin kayak yaptığı grup Türkiye’nin en iyi ekiplerinden, ve haklısın Türkiye’nin en üst düzey kayak öğretmenleriyle kayıyorlar ...” diyordu Yusuf, “ama bu şekilde Türkiye’nin imkanlarıyla kısıtlı kalıyoruz, oysa çok farklı imkanlar var” diyordu. Benim bilmediğim şeylerden bahsediyordu “çocuklar kışın burada çalışabilir ama en azından yazın mutlaka doğru eğitimi almalılar, buzul kayağı diye birşey var, bütün yaz kayak kaymak mümkün, üstelik burnumuzun dibinde 2 saatlik uçuşla...” bana uzun uzun anlatıyor, ben de her zamanki tutuculuğumla “yok yok, burada çok iyiyiz biz” sohbetinin ötesine geçemiyordum.

Ve ardından Ocak 2009. Aradan geçen 5 yıl içinde o kadar çok şey değişti ki... Önce ALEV okuluyla okul aile birliği çerçevesinde atılan ilk adımlar; başlangıçta tek başına Ömer’le, hemen ardından 4-5 çocukla, ve hızla artan katılımla sonunda 50’den fazla kayakçı ve 100 kişiden büyük gruplarla Hugo Nindl Austria Racing Camps (ARC) kayak kampları; İsmet Özbakır’ın Kayak Federasyonu İstanbul İl Ajanı olmasıyla başlayan ve Fidan Hocanın atılımlarıyla hızlanan süreçte İstanbul’un Türk kayağında gitgide artan başarısının 2008 yılında iller sıralamasında Türkiye Birinciliğine kadar ulaşması; 2008 yılı Türkiye Çocuk Kayak Milli takımının yarısının İstanbul sporcularından, onların da yarısının ARC kamplarında eğitim görmüş kayakçılardan diğer yarısının ise Fidan Hocanın öğrencilerinden oluşması... 2009 Ocağında artık İstanbul’un bu çılgın kayakçıları yaklaşık 30 kayakçı ve bir miktar snowboardcuları ile bağımsız bir oluşum haline gelmiş, kendilerine dışarıdan katılan kayak gönüllüsü arkadaşlarıyla daha da güçlenmiş, öğretim görevlisi değerli milli kayakçımız Fatih Kıyıcı’yı baş antrenörleri yapmış, AKS İSTANBUL adı altında, tamamen kendi imkanlarıyla, tamamen kendi ayakları üstünde, yepyeni bir yola koyulmuşlardı. AKS kısaltması, başta hangi anlamla kurulmuş olursa olsun, şimdi kendine yepyeni bir anlam edinmiş durumda. AKS, en azından şimdilik, Ailece Kayak Severler anlamına geliyor. Ve bu AİLE gönderisi çok yerinde; bu grubun çılgın çocukları aileleriyle beraberken varlar: sporcu aileleri bu oluşumun kurucuları, yöneticileri, organizatörleri ve herşeyden önemlisi şimdilik TEK sponsorları.

AKS, özellikle aile katılımıyla, hedefini sadece yarışmak ve kazanmak olarak belirlemiş bir oluşum olmaktan ayrılıyor. AKS’nin kendine has bir felsefesi, kendisine ait doğruları var:

“AKS’nin ana hedefi katılmak için istekli ve kabiliyetli olanlar için kaliteli bir Alp Disiplini kayak yarış programı yaratmak ve sürdürmektir. Sporcular için diğer ilave hedefler belirli bir akademik standardı yakalamak ve AKS elkitabında belirtilen davranış kurallarına uymaktır. Sporcular, ebeveynler ve çalıştırıcılar programa sürekli ilginin, kendi kendine motivasyon, karşılıklı saygı ve destekleyici bir takım ruhunda yattığını bilirler.

AKS her beceri seviyesinde bedensel gelişim ve kişisel ilerleme elde etme konusunda kararlıdır. AKS her seviyede başarı elde etmek için fırsatlar sunacak, bunun için gerekli altyapıyı sağlayacaktır. Başarı seviyesi ne olursa olsun, her sporcu tarafından ortaya konan çaba çalıştırıcı kadrosundan aynı ölçüde karşılık alacaktır. AKS her sporcunun iyi vakit geçirmesi, rekabete girmesi, ödüllendirilmesi ve eğitilmesi gerektiğine inanır.”

Aile katılımının ise belirlenmiş ayrı bir rolü var AKS için. AKS İstanbul şu şekilde sesleniyor onlara:

“Sizler AKS İstanbul platformunun ebeveynleri ve gönüllüleri olarak, sporcular için başarılı bir program sürdürmedeki en önemli kaynaklarımızdan birisiniz. Gönüllü ebeveynler program ücretlerinin düşük tutulmasına yardımcı olurlar. Gönüllü etkinlikleri sosyal, eğlenceli ve AKS başarısına anlamlı bir katkı sağlıyan etkinliklerdir. Elinizden geldiği kadar çok etkinlikte gönüllü olmanızı umut ediyoruz. Gerektiği zamanlarda, özel bir olay veya çalışma sırasında sporculara yardım etmeye uygun olup olmadığınızı öğrenmek için sizinle temasa geçilebilir.”

2004 yılından bu yana altıncısına şahit olduğum 2009 İstanbul Kayak Birinciliğine işte böyle bir ortamda gelmiştik. Yıllardır aynı ekiple ve yıllardır Garanti Bankasının sponsorluğunda Bonus Snow Masters adı altında gerçekleşen yarışma artık olgunlaşmış; toplantı saatleri aksamadı, son an değişiklikleri olmadı, ufak tefek aksaklıklar olsa da hemen hemen herşey öngörüldüğü saatte başladı ve yarış programı İstanbul’da aylar önce yapılan toplantıda kararlaştırılanla birebir uyumlu gerçekleşti. Katılacak okul ve kulüpler katılımcı listelerini bir türlü sağlıklı olarak önden göndermediği için yine teker teker isim girişi oldu ama, en azından katılımcılar İstanbul İl Müdürlüğünden alınan lisanslı sporcu listeleriyle karşılaştırılarak girildiği için yazım hataları yoktu. Yarışmaya 250 kayakçı 50 snowboardcu olmak üzere 300 sporcu kaydolmasına rağmen işlem nispeten hızlı sonuçlandı. Önümüzdeki yıldan itibaren İsmet Özbakır’ın önerdiği mükemmel sistemin hayata geçmesini ve katılımcıların internet üzerinden sadece lisans numaralarını girerek kendi kayıtlarını yapmalarını diliyorum. Böylece son akşam teknik toplantıda sadece değişiklikleri yapmak ve gelemeyen sporcuları düzenlemek yeterli olacaktır.

Ve yarış... yarışma bu sene yine İtalyan pistinin mükemmel eğiminde, sporun en önemli unsurlarından olan SEYİRCİLERİN kahvelerini yudumlarken yarış seyredebilecekleri, sporcuların da kendi sıralarını sıcak kafenin içinde bekleyebilecekleri, harika bir ortamda yapıldı. İstanbul’da kayağın geldiği seviye dikkate alınarak START noktası İtalyan’ın en üst noktasına da koyulabilirdi ama, mevcut pist de sporcuların kendilerini göstermeleri için son derece yeterliydi. Zemin koşulları her zamanki gibi çok mükemmel değildi; Uludağ’da hemen hemen her zaman kar yumuşak oluyor ve yarış sonuna kadar pist iyice oyularak bozulmaya başlıyor. Ama 1.5m’nin üzerindeki kar kalınlığı, Ocak ayı başında Türkiye’nin Uludağ dışında tüm kayak pistlerinde kar sıkıntısı yaşanırken, doğrusu herkesi kıskandırıyordu. Bu güzellik, tezahüratları ve coşkularıyla yarışma ortamına neşe katan seyircilerle tamamlanıyordu. Çiceği burnunda oluşum AKS’nin “Aileleri”, hem kendi çocuklarını hem de tüm yarışmacıları coşkuyla kutluyor, tezahüratları, çanlarıyla ve bayraklarıyla Avrupa’daki kayak yarışmalarını aratmayan bir ortam yaratıyorlardı.

Birinci yarış 9 Ocak Cuma sabahı başlayan SLALOM yarışıydı. İstanbul elemelerinde artık gelenek olduğu üzere sabah pist bozulmadan MİNİKLER kategorisiyle başlandı yarışmaya. İlk sonuçlar duyulmaya başlayınca adı yeni duyulmaya başlayan AKS’nin kim olduğu gittikçe daha çok merak uyandırmaya başladı. Hoparlörden bir AKS İstanbul yarışçısının start alacağı anons edildiğinde artan tezahüratlarla bütün gözler piste dönüyor, pistteki sporcunun rakiplerinin çoğundan gözle ayırt edilebilir teknik üstünlüğü gözleri pistten almayı zorlaştırıyordu. Sonuçta Minik Kızlarda birincilik AKS kayakçısı Pelin Tamer’in olurken, geçen yıl beraber çalıştıkları NDS Okulları sporcusu Pervin Canbulat ikinci geldi. Avusturya’da ARC kamplarında çalışan AKS’nin yeni kayakçısı Selin Açıkgöz ise sürpriz yaparak üçüncülüğü kaptı. Minik Erkekler sonuçlarıysa AKS İstanbul için harika bir başlangıcı garantiledi: bu kategoride madalyaların tamamı AKS sporcuları tarafından paylaşıldı. 2008 sezonunun ortasında bacağı kırıldıktan sonra uzun süre spor yapması yasaklanan ve kayağa ancak yaz aylarında yeniden başlayan Ömer Gürel ilk sırayı kaptırmadı. Aslında büyük bir sürpriz değildi bu; Ömer 2006 sezonunda o zamanki Minik 1 kategorisinde yarışmaya başladığından beri, 4 senedir her sene İstanbul şampiyonluğunu elinden bırakmadı zaten. Ömer’in arkasından Doruk Turanlı ve Alp Tamer çok yakın derecelerle ikinci ve üçüncü sırada yer aldılar.

Minikler kategorisinin ardından BüyüklerGenç 2Genç 1 şekinde büyükten küçüğe doğru devam etti yarış. Bu kategorilerde henüz AKS İstanbul sporcusu olmadığı için bu sırada AKS isminin çok geçmesi beklenmiyordu aslında. Ama seyirciler arasında çok duyulan şeyler arasında “minikler sanki daha iyi kaymıyor muydu?”, “miniklerin dereceleri nasıl daha iyi oluyor?”  ve “bu minikler başka pistte mi kayıyordu yoksa?” şeklinde sorular vardı. AKS’nin Minik Erkekler şampiyonu Ömer Gürel pist rekoru kırmamıştı ama, ilk günkü Slalom yarışlarında bütün kategoriler arasında sadece 4 kişiye geçildi: bir Büyük (Deniz Altıparmak: 36,78), bir Genç 2 (Cem Kozikoğlu: 37,88) ve iki Genç 1 (Ömer Poroy: 37,30 ve Alihan Gençoğlu: 38,91).

Çocuk 2 kategorisi başladığında AKS tezahüratı da yeniden kuvvetlenmeye başladı. Aslında aynı tarihlerdeki milli takım kampı nedeniyle başka birçok sporcuyla beraber AKS’nin de iki Çocuk 2 sporcusu Ömer Kosal ve Özlem Çarıkçıoğlu bu yarışa katılmamışlardı, ama AKS İstanbul’un kurucuları arasında olan Nemutlu ailesinin Ferdi yarışan kızları Aslı Nemutlu’nun inişiyle beraber AKS seyircileri yeniden hareketlendi. Çocuk 2 Kızlar kategorisinde NDS’den Nisan Altuğ birinciliği alırken Aslı Nemutlu ikinci, Rana Uludağ ise üçüncü oldular. Bu yarışta Çocuk 2 Erkekler kategorisinde AKS’nin tek sporcusu kayağa uzun bir ara verdikten sonra bu sezon yeninde başlayan Mert Sezgen’di. Mert başarılı bir iniş yaparak birinci sıraya yerleşti ve AKS’ye bir altın madalya daha kazandırdı. ALEV Okullarından Derin Sapmaz ve Koç Okullarından Hakan Bensel yakın derecelerle Mert’in arkasından ikinci ve üçüncü sırada yer aldılar.

Çocuk 1 kategorisindeyse AKS İstanbul’un çok sayıda sporcusu yarışıyordu. Bu sene beşinci yarış sezonuna giren AKS’nin tecrübeli sporcusu Irmak Turanlı ilk sırayı yine kaptırmazken, Olivia Sadioğlu ikinci geldi. AKS’nin bir sürprizi de ekiple çalışmaya bu sene başlayan Natalie Herzikowitz oldu; Natalie hayatının ilk resmi kayak yarışında başarılı bir sonuç elde ederek Bronz madalyaya hak kazandı. AKS İstanbul bu kategoride madalyaların çoğunu almanın ötesinde bir başarı gösterdi: Çocuk 1 Kızlarda en iyi 6 derecenin 5 tanesini AKS yarışçıları aldılar. İlk üçün hemen arkasından gelen İncinur, Güneş ve Selin, üçü de Çocuk 1 kategorisine bu sene çıkan 1997 doğumlu sporcular olmalarıyla da dikkatleri üzerlerine topladılar.

İlk günün son kategorisi olan Çocuk 1 Erkekler kategorisinde de dereceler kızların sonuçlarına benzer şekilde sıralandı. AKS’nin tecrübeli milli sporcusu Derin Evcim sezon başında geçirdiği sakatlığın arkasından iyi bir başlangıç yaparak birinciliği kaptırmazken, bu sezon ciddi bir sıçrama yapacağı sezon başından tahmin edilen Deniz Kulaksızoğlu hemen arkasından ikinci sırada yer aldı. Avusturya kamplarında birlikte antrenman yaptıkları arkadaşları Berkan Bolkan üçüncü sırada yer alırken, yarışı Yiğit Gürle dördüncü, Eren Akdikmen ise beşinci sırada bitirdi ve bu kategoride de sıralamada ilk 5 sporcunun 4 tanesi AKS İstanbul sporcuları arasından çıkmış oldu.

AKS İstanbul için önemli bir yenilik de snowboard branşının katılması oldu. AKS bu sene sadece üç snowboardcu ile katıldı yarışmalara. Tecrübeli milli snowboardcumuz Mine Kasapoğlu’nun önderliği ve yarışmalara AKS İstanbul adına katılan kardeşi Aylin Kasapoğlu’nun katılımıyla küçük ama harika bir ekip oluşturdular. İlk gün Burcu Açıkgöz hayatının ilk yarışında az sayıda katılımcı arasından Çocuk 1 Kızlarda bronz madalyaya hak kazanırken, kayaktan snowboarda yeni geçen Aylin Kasapoğlu Büyük Bayanlarda gümüş madalya aldı.

26 kayakçı ve 3 snowboardcuyla katıldıkları yarışmada ilk günü 12 madalyayla tamamlayan AKS İstanbul ekibi, ikinci günde BÜYÜK SLALOM yarışına haklı bir özgüvenle başladılar. Bu özgüvenin de yardımıyla, ikinci gün sonuçları ilk gününkilere çok benzer oldu. Minik Kızlar kategorisiyle başlayan yarışmada Pelin Tamer ilk sırayı yine elden bırakmazken, Pervin Canbulat yine ikinci sırada, Didem Murtezaoğlu ise üçüncü sırada yer aldılar. Minik Erkeklerde ise sıralamadaki tek değişiklik ikincilik ve üçüncülük arasında oldu. Ömer Gürel ilk sıradaki geleneksel yerini kaptırmazken, yarışı bu sefer Alp Tamer ikinci sırada Doruk Turanlı ise üçüncü sırada tamamladılar.

Minikler kategorisinin ardından Büyükler ve Gençler kategorilerine geçildiğinde, bir önceki günkü sonuçların tesadüf olmadığı bir kez daha ispat edildi. AKS’nin maskotu ve gözbebeği, Minik erkeklerin şampiyonu Ömer Gürel, farkını bir kez daha ispat etti. İkinci gün Büyük Slalom yarışında Ömer’in 27,59 saniyelik derecesini sadece Genç 2 Erkeklerden Cem Kozikoğlu geçmeyi başardı. Aynı pistte resmi yarışın ardından yapılan Masters yarışı da dahil hiçbir sporcu Ömer’den daha iyi bir derece yapmadı ve 1998 doğumlu Minik Erkekler sporcusu Ömer pist rekorunu 53 saliseyle kaçırarak pist ikincisi oldu.

Çocuk 2 Kızlarda ilk iki değişmezken üçüncü sıraya Buğçe Gülen yerleşti. Çocuk 2 Erkeklerde ise AKS’inin tek sporcusu Mert Sezgen yarışı bu defa ikinci sırada bitirdi.

Çocuk 1 Kızlarda da Irmak Turanlı birinciliği kaptırmazken Olivia ikinci sıradaki yerini korudu. İncinur İkişık ise bu defa üçüncü sırada yer aldı ve AKS’nin bu kategoride üç madalyadan ikisini elinde tutmasını sağladı. 

Çocuk 1 Erkeklerde Deniz Kulaksızoğlu harika bir inişle ilk sıraya yerleşirken, bir gün önceki yarışa katılamayan AKS sporcusu Akın Aşkınoğlu bu yarışı ikincilikle bitirdi. Berkan Bolkan üçüncü sırada yer alırken, kategoride 4. ve 5. sırada yine AKS İstanbul yarışçılarından Yiğit Gürle ve Eren Akdikmen vardı.

Snowboard yarışlarındaysa yeni boardcu Burcu Açıkgöz ilk günkü başarısının ardından daha iddialı bir iniş yaptı ve tüm rakiplerini geride bırakarak yarışı birinci sırada bitirdi.

Sonuçta AKS İstanbul’un 29 yarışçısı, Büyük Slalom yarışmasını 10 madalya alarak tamamladı. AKS İstanbul,bu sonuçlarla iki günde toplam 22 defa kürsüye çıktı.

İstanbul şampiyonasına katılan 26 AKS İstanbul kayakçısının 25 tanesi Minik Kayak ve Çocuk 1 Kayak kategorilerinde yarışmaktaydı. Bu yarışmalarda bu iki kategoride toplam 24 madalya dağıtıldı. Minik ve Çocuk kategorilerinde dağıtılan bu 24 madalyadan 17 tanesi AKS İstanbul yarışçıları tarafından kazanıldı.

İkinci günün resmi yarışlarının ardından Masters yarışına AKS velileri olarak çoğumuz katıldık. Yarış stresi bitmiş, eğlence zamanı başlamıştı. Biraz da rahatlığımızla sporcu çocuklarımıza örnek olma hevesindeydik sanırım. Ben de sonlara doğru start aldım, tabii ki bir iddiam yoktu ama en azından pisti düzgün tamamlayıp çocuklara rezil olmamam gerekiyordu. Yarışı bitirdikten sonra oğlum koşa koşa yanıma gelip beni tebrik etti. “Ne oldu?” diye sordum ona. Yüzünde hafif bir gülümseme, “Bravo baba” dedi Derin “senin derecen bayağı iyi, 37 saniyede tamamladın pisti.” Sonra yüzündeki gülümseme biraz daha muzipleşti. “Sonucun iyi ama ben seni yine de geçtim” dedi, “ben 35 saniyede tamamlamıştım aynı pisti. Tabii ben bu arada düşüp, ayağa kalkıp, yarışa öyle devam etmiştim ama, olsun yine de arada sadece 2 saniye olması büyük başarı!”

Tanrı bizi bu çocukların diline düşmekten korusun.

 


facebook paylaş twitter paylaş Bu haber 11658 kez okundu.
sponsor logo